20.12.2016 17:00:00 Paylaş

Turizm Eğitimi Üzerine YÖK Ziyareti

TURİZM EĞİTİMİNDE YAŞANAN SORUNLAR MASAYA YATIRILDI

Turizm sektöründe son dönemlerde en fazla konuşulan konular arasında yer alan turizm eğitiminin sorunları, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığında (YÖK) 19.12.2016 tarihinde yapılan toplantıda ele alındı. YÖK Başkanvekili Prof. Dr. Hasan Mandal’ın yönetiminde gerçekleşen toplantıda birçok sorun ile ilgili görüş alışverişinde bulunuldu. Toplantıya sektörün temel paydaşlarından Turist Rehberleri Birliği adına Genel Başkan Ahmet Zeki Apalı, Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) adına Orta Anadolu Bölgesel Yürütme Kurulu Başkanı Engin Şahin, Türkiye Otelciler Federasyonu adına Genel Koordinatör Necip Boz ile Turizm Akademisyenleri Derneği adına Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Muharrem Tuna, Başkan Yardımcısı ve aynı zamanda Turizm Yatırımcıları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. İbrahim Birkan, Yönetim Kurulu Üyeleri Prof. Dr. Azize Tunç ve Doç. Dr. Ali Yaylı katıldılar. 

Toplantıda tüm paydaşların mutabakatla dile getirdikleri konuların başında, turizm yükseköğretim kurumlarına yapılan öğretim elemanı atamaları sorunu yer aldı. Bunun için alan dışından etik olmayan biçimde yapılan atamaların önlenmesi, yapılan atamalarda uygulama becerisi olanlara öncelik verilmesi, öğretim elemanı alımı için kurulan jürilerde turizmci olmayan öğretim elemanlarına yer verilmemesi gibi öneriler yer aldı.  

Bu aşamadan sonra yeni turizm eğitim programı açılmasının engellenmesi, bunun yerine mevcutların fiziki ve akademik kalitelerinin arttırılması gerekliliğine vurgu yapıldı. Yetersiz olan okulların ise öğrenci alımlarının durdurulması gerekliliği ifade edildi.  

Eğitimin niteliğini düşürmesinden dolayı turizm eğitim kurumlarına alan dışından dekan veya müdür atanmasının engellenmesi talep edildi.

Yabancı dil eğitimi sorununun çözümünde yabancı öğretim elemanı alımının önündeki bürokratik engellerin kaldırılması ve tüm okullara zorunlu yabancı dil eğitimi konulması gerekliliği dile getirildi.

Turizm eğitim kurumlarında genel turizm eğitimi yerine sektörde doğrudan karşılığı olan havayolu işletmeciliği, ihtisaslaşmış rehberlik, termal turizm işletmeciliği, köy pansiyonculuğu, su sporları, sağlık turizmi işletmeciliği, çevrimiçi biletleme gibi uzmanlık odaklı butik eğitim konularına odaklanılması gerektiği belirtildi.  

Dile getirilen önemli bir başka sorun ise mezunların sektörde çalışma oranlarının düşüklüğü idi. Bu konuda yapılacak araştırmalarla oranın yükseltilmesi için çalışma gereği ifade edildi.

Eğitim konusunda normal stajlara ek olarak, son dönemlerinde (iki yıllık okullarda dördüncü dönem, dört yıllık okullarda sekizinci dönem) öğrencilerin eğitimlerini sektörde bitirme stajı yaparak tamamlamaları istendi ve bu konuda düzenlemeye gerek duyulduğu belirtildi.

Müfredatların belirlenmesinde sektörün ihtiyaçlarının dikkate alınması ve paydaşların bu sürece katılımı önerildi.

Rekreasyon bölümlerinin hem Turizm Fakültelerinde hem de Spor Bilimleri Fakültelerinde yer alıyor olmasının bir karmaşaya neden olduğu ve bunun çözüme kavuşturulması gerekliliği ifade edildi. Ayrıca bu alanın bilinirliği konusunda çalışmaların yapılması gerekliliği vurgulandı.

Seyahat acentacılığı eğitiminin nicelik ve niteliğinin arttırılması talep edilen bir diğer konu idi. Bu alanda genel turizm eğitimi yerine öğrencilere daha spesifik uzmanlıkların kazandırılmasının önemli olduğu vurgulandı.

Başkanımız tarafından rehberlik eğitiminde ön lisans, lisans ve yüksek lisans düzeyinde programların varlığı ve farklı düzeylerde verilen eğitimlerle aynı haklara sahip olunması, bu konuda yasal bir düzenlemeye ihtiyaç olduğu, TUREB, YÖK ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın ortak çalışma yapması gereği ifade edildi. Ayrıca Turist Rehberliği Meslek Kanunu ve ilgili Yönetmeliğe göre rehberlik eğitimlerinde verilmesi gereken ders başlıkları açıkça belirtilmiş olmasına rağmen okullarda bu derslerin tam olarak verilmediği gibi meslekle ilgisi olmayan çok sayıda gereksiz ders uygulaması görüldüğü belirtildi. Mesleğinde belli bir deneyime ulaşmış, öğreticilik vasıflarına sahip rehberlerin “Usta Öğretici” olarak rehberlik eğitimi veren okullarda görevlendirilmelerinin yararlarından bahsedildi. Nadir diller dediğimiz daha az sayıda rehber bulunan, öte yandan önümüzdeki dönem daha çok turist gelmesini beklediğimiz ülkelerin lisanlarının öğretilmesi için dil eğitimcilerinin üniversiteler tarafından daha kolay istihdam edilebilmelerinin önünün açılması isteği ve rehberlik bölümlerini seçecek öğrencilerin tercih kitapçıklarında “rehber olabilmenin yasal koşullarından dil sınavında istenilen puanı almak ve zorunlu uygulama gezilerini tamamlamak” bilgilendirmesinin yer almasının gerekliliği dile getirildi. Bunların dışında rehberlik bölümlerinin plansız çoğalması, kontenjanların gerekenden yüksek olması ve eğitimin uygulama odaklı olmaması gibi sorunlara yer verildi.

Sayın Mandal, üniversitelerin dil eğitimi verecek öğretim elemanı seçimine karşı çıkmadıkları gibi kaliteli eğitim için bu çalışmaları desteklediklerini,  tercih bilgilendirme kitapçıklarında rehberlikle ilgili bahsedilen ibarenin kullanılmasının üniversitelerin kendi yetkilerinde bulunduğunu ve bunu YÖK’e bildirmeleri durumunda anında uygulanacağını, sektörün bütün dinamiklerinin bir arada olmasını memnuniyet verici bulduğunu ifade etmiştir.

Ayrıca fakülte, yüksekokul ve meslek yüksekokullarının kuruluş amaçlarının yeterince anlaşılamaması önemli birer sorun olarak görüldü.  

Yukarıda ifade edilenlerin dışında da birçok sorun ve çözümleri içeren rapor Prof. Dr. Hasan Mandal’a sunuldu. Sorunları dikkatle dinleyerek notlar alan Yükseköğretim Kurulu Başkan Vekili Prof. Dr. Hasan Mandal, bu sorunların çözümünde Yükseköğretim Kurulu olarak ellerinden gelen çabayı göstereceklerini ifade etti. Bununla birlikte ifade edilen sorunların önemli bir kısmının özerklik anlayışı çerçevesinde üniversiteler tarafından çözülmesi gerektiğini, bunu sağlamak için de YÖK olarak kalite akreditasyon sistemini getirdiklerini ifade etti. Turizm Akademisyenleri Derneği tarafından hazırlanan akreditasyon sistemini desteklediklerini belirten başkanvekili bu uygulamayla sorunların birçoğunun kendiliğinden ortadan kalkacağını söyledi. Akreditasyon sisteminde YÖK tarafından yetkilendirilecek bağımsız kuruluşlar eğitim kurumları için asgari nitelikler belirleyecek ve turizm eğitim kurumlarından bu niteliklere sahip olmasını isteyecek. Aksi takdirde bu okullar akredite edilmeyecek. Akredite olan veya olmayan okullar ÖSYM tercih kılavuzunda ifade edilecek ve adaylar akredite okulları tercih etmesi konusunda yönlendirilecek. Bu durum eğitim kalitesinin artmasını sağlayacak. Nitelikleri düşük olan okullar ise tercih edilmeyerek zamanla kapanma sürecine girecek.