14.10.2015 00:00:00 Paylaş

"BALIKÇI'YI ANMA ve İMZA GÜNÜ"

Balıkçı’yı Anma ve İmza Günü

13 Ekim 2015 tarihinde Kuşadası Ticaret Odası’nın Toplantı Salonu’nda bir etkinlik düzenledik. Etkinlik, Halikarnas Balıkçısı’nı 42. ölüm yıldönümünde anmak, manevi oğlu değerli hocamız Prof. Dr. Şadan GÖKOVALI’yı öğrencileri, rehberler ve sevenleriyle buluşturmak amacı ile öğrencileri, TUREB ve ATRO tarafından imza günü olarak organize edilmişti.

Program, son günlerde yaşanan terör olaylarında hayatını kaybeden yurttaşlarımız ve 42 yıl önce aramızdan ayrılan Balıkçı için saygı duruşu ile başladı.

Açılış konuşmasını TUREB Başkanı A. Zeki APALI yaptı.

TUREB Yönetim Kurulu’na Ege Bölgesi Temsilcisi olarak seçilen Cenk CENGİZ hem bölgesi hem de ATRO adına konuşma yaparken, Adnan Menderes Üniversitesi Kurucu Rektörü Cezmi ÖNCÜER özellikle Turizm Fakültesi’nin kuruluşu, önemi ve turizmin ülke geleceğine katkılarına değindi konuşmasında… Bütün konuşmacıların Şadan Hoca ile anıları, ortak hikayeleri, turizme ve turizm eğitimine verdiği katkılar ortak dile getirilenlerdi.

Daha sonra hocamızın yazdığı “Bildirge” rehberlere okundu. İşte o Bildirge…

 

Kuşadası, 13 Ekim 2015

 

Genç Meslektaşlarım,

Merhaba!

Biz Rehberiz; ATATÜRKİYE’yi severiz!

Meme emerken, dilimiz çözülende “Ana” deriz, “Anadolu” deriz.

Öncülerimizi bilir, sayarız. Bilir - bildiririz ki; HOMEROS şiirle, THALES bilimle, HEREDOT tarihle, STRABON coğrafya ile anlatmıştır bizi, Akdeniz’i.

Rehberleriz biz:

Kazmasız kazı, malasız restorasyon yapar, kalemsiz barış antlaşması imzalarız.

Kıldan ince, kılıçtan keskince üç aracımız var bizim; yükte hafif, pahada ağır üç güçlü silah: BİLGİ, SEVGİ, DÜRÜSTLÜK!

Havamızı suyumuzu, taşımızı toprağımızı, tarihimizi coğrafyamızı satarız ama, sattıklarımız yerinde kalır. Her turda yeniden satar, ülkemizin erincine erinç katarız.

Ormanımızı yakmaz, tarihsel yapılarımızı yıkmaz; anlatmaktan bıkmayız. Sevgiden surlarla esirgeriz onları.

Zeus’u ve kabinesindeki bakanları, analarının kızlık soyadlarına kadar biliriz de, tapmayız onlara.

İnsana ateşi verdi diye PROMETHEUS’u, Dünyaya bereket saçtı diye DEMETER’i, barışı getirdi diye EİRENE’yi sever, överiz!

İnsanımıza; tanınmayan yerin sevilemeyeceğini, sevilmeyen yerin “VATAN” olamayacağını belletiriz. Uzak diyarlardan gelmiş konuklarımızı Türk dostu, Türkiye dostu olarak; yeniden görüşmek dileği ile esenleriz.

Sen, ben, o; biz, rehberleriz.

Sevdamız ANADOLU, yolumuz ATATÜRK’ün ışıklı yoludur.

Genç rehberler. Size üç altın uya/rica:

Kendinizi, bilgiyi, sevmeyi sevin.

Sevin, sevin, sevinin!

 

                                                                                                             Profesör Rehber

                                                                                                          Şadan GÖKOVALI

                                                                                                         (IV. Dönem, 1965/1)